Nurettin Aydın

Her muhtarlık bir fabirka (*)

08 Şubat 2010 Pazartesi 20:43

İnsanoğlunun medenileşmesinin tarihi, dayanışmanın ve örgütlenmenin tarihidir. Şayet iş birliği ve iş bölümü yapmayı geliştirmeseydi, insanoğlu en iyi ihtimalle kurnaz bir maymun seviyesinden ileri gidemezdi. Birlikte iş yapabilme, bir araya gelip belli bir amaç için güçlerini birleştirme yeteneği toplumların tarih sahnesindeki yerlerini belirleyen etkendir. İnsanoğlunun bilinen tarihi boyunca yeryüzündeki hâkim ve güçlü toplumlara bakın, bunların en önemli özelliklerinden birinin örgütlenme yetenekleri olduğunu göreceksiniz. Hala kabileler ve aşiretler şeklinde yaşayanların neden daha üst toplumsal formlara geçemediklerinin nedeni de yine örgütlenememeleridir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin kırsal alanında yaşayan kesim gelir ve eğitim düzeyi en düşük olan kesimdir. Bu kesimi şehirlerde istihdam etmek istediğinizde, oralarda iş bulmalarını sağlayacak vasıflardan yoksundurlar. Bu kesimdeki halkın gelir dağılımı eşitsizliğinin gelecekte de devam edeceği şüphesizidir. Çünkü yeryüzü standardında vasıflara sahip eğitimi çocuklarına sağlayamamaktadır. Bunun önündeki en büyük engel gelir seviyesidir.

Köylü gelirini nasıl arttıracak?

Köylü köyünde dünya standartlarında “tarım” yaparsa; köylü kazanır, çocuğunu okutacağı için gelecek kazanır, bölge ekonomisi canlanacağı için bölge ve dolayısıyla ülke kazanır. Yoksulluğa doğrudan veya dolaylı bağlı birçok sorun da kökünden çözülür.

Ne yapacak? Nasıl yapacak?

Bunun detaylarını yıllardır tekrarladık ve gelecek yazılarda sırasıyla bir daha tekrarlayacağız. Hakkâri’de yüz bin, doğu Anadolu’da BİR MİLYON kişinin iş ve aş sahibi olmasını garanti ediyorum. Buradan dünyaya milyonlarca dolarlık ihracat yapacak markaların oluşacağını iddia ediyorum.

Fakat bu yazımızın konusu kırsal örgütlenme. Çünkü bütün bu faaliyetleri ancak belli bir işbirliği içinde yapmak mümkündür.

Bu işbirliğinin temeli dünyanın her yerindeki kooperatifleşmenin burada da uygulanmasıdır.

1) Her köy Muhtarlığı bir Kalkınma Kooperatifi merkezi olacaktır. Muhtarlığa bağlı bütün köy ve mezraları kapsayacak şekilde.

2) Her kooperatif sahası doğal kaynaklar ve insan kaynakları doğrultusunda en uygun faaliyetleri yapmaya yönlendirilecek, bu konuda seminer ve işbaşı eğitimleri ile eğitilecektir.

3) Üretilen ürünlerin işlenmesi, pazarlanması ve mümkünse markalı hale getirilmesi için; il birliği kurulacak ve birlik bu sorunları çözecektir. Birlik aynı zamanda çiftçiler için uygun girdileri uygun şartlarda temin edecektir.

4) Aynı model bölgedeki diğer illerde de aynı şekilde tekrarlanacak ve nihai olarak il birlikleri bir bölge birliği çatısında toplanarak; ar-ge, markalama, ithalat ve ihracat, rekabet, borsa oluşturma vb. konularda etkin bir üretici ağı oluşturacaktır.

Bu güne kadar denendi neden olmadı?

Birincisi yeterli ilgi gösterilmedi; köylünün sonucu görmesi gerekir. Bu da birkaç yıllık emek gerektirir. Bir sahaya bu kadar kesintisiz emek verilmedi.

İkincisi yöre insanı birlikte (düğün, başsağlığı ve kavga hariç) bir şey yapma kültürüne sahip değildir.

Üçüncüsü bölge insanı beleşçiliğe ve kolaycılığa alışmıştır.

Tecrübelerimiz gösterdi ki; köylünün üzerinde etkisi olan yerel yetkililerin ve kanaat önderlerinin sürece başından itibaren dâhil edilmesi gerekir. Bir köyde etkin olan odaklar şunlardır. Muhtar, İmam, Okul Müdürü, Asayiş Komutanı, Köyün hatırı sayılan “aksakallı”ları, köyün okumuşları, köyden yakın merkezlere gitmiş esnaf ve memurlar.  

Bir köyde kooperatif kurulmadan önce bu kesimlerle görüşülmeli, sürece katılmaları sağlanmalıdır. Ardından bu kişilerin de desteği ile köylülere Kooperatifçiliğin faydaları anlatılmalıdır.

VALİLİK DESTEKLERSE;

Bu süreci il valiliği aktif olarak organize eder veya desteklerse, süreç çok kısa sürede amacına ulaşır. Çünkü bu kesimlerin tamamı Valiliğin çağrısı ile bir yere toplanabilir, köylerde teker teker uğraşmak yerine, bütün köylerde paralel olarak aynı anda kuruluş ve projelendirme çalışmaları başlatılabilir.

Devletin Kooperatifçiliği teşvik ve desteklemesi için Tarım ve Köy işlerine bağlı kurulu TEDGEM diye bir genel müdürlüğü ve her ilde bu kurumun taşra teşkilatları vardır. Muhtemeldir ki; bu kurumun taşra teşkilatındaki çalışanlarının sayısı bir ildeki bütün köyleri teşkilatlandırmaya ve projelendirmeye yeterli olmayabilir. Bu durumda Valilik talimatıyla başlatılacak bir kampanya ile diğer birimlerden sadece kampanya süresince takviye eleman görevlendirilebilir, bu elemanlara köyler tahsis edilerek, köylüye konunun yerinde anlatılması, teşkilatlanmanın kurulması ve proje konularının tespiti sağlanabilir.

Ya da; bölgede etkin siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve gönüllüler bu konuda aktif olarak görev alır ve köylerin kooperatifleştirilip projelendirilmesi sağlanabilir.

Her durumda merkezi bir koordinasyon gereklidir. Bunu Valilik yapmayacak ise, bir sivil toplum örgütünün üstlenmesi gerekecektir. Biz “Hizmet Gönüllüleri Derneği” olarak bu konuda gerekli katkıyı yapmaya istekli olduğumuzu bir kez de buradan ilan ediyoruz.

SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ?

Bu bölgenin memuru, öğretmeni, avukatı, mühendisi, yazarı, velhasıl bu yazıyı okuyan bütün sizler, kooperatifi olmayan bir köyü kooperatifleştirebilir, projelendirebilir, onların hayatını kolaylaştırabilirsiniz. Bu kadarını yapamaz mısınız? O zaman sizin konuşmaya da, eleştirmeye de hakkınız olmaz bence. Çünkü her kesten önce, kendisine duyarlı diyen, vatan, millet, sakarsa söylemleri ile eşitsizlikten ve yoksulluktan söz eden kişilerin bu kadar sorumluluğu vardır, olmalıdır, olmak zorundadır. Ne yapacağını veya nasıl yapacağını bilmeyen bize ulaşsın, gerekli desteği veririz.

 PARASIZ ADAMLAR İŞE PARA ÖDEYEREK BAŞLAR, NEDEN?

Devletin yasal olarak yapacağı, ya da yapması gereken bir şey vardır. Bunun da yöremiz siyasileri tarafından dikkate alınacağını ve teklif edileceğini umuyorum. Sorunlardan biri Noter, diğeri ise Ticaret Odası giderleridir. Her şeyden önce Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerinin kuruluşlarını onaylamak için Tarım Bakanlığının merkez veya taşradaki bir birimi kuruluşu onaylayabilir. Böylece daha hiçbir üretim yapmadan notere (bana göre gereksiz) para ödenmemiş olur. Ayrıca Ticari bir faaliyet yapmadan, ticarete ve vergiye konu hiçbir işlem başlamadan, Ticaret siciline kayıt parası, gazetede yayınlama parası, olmayan gelirin olmadığını bildirmek için beyanname parası gibi gereksiz giderler kooperatiflerin önündeki en büyük ve bezdirici engellerdir. Ticarete konu bir faaliyet yapmaya başlamadan ve vergiye konu bir geliri oluşmadan bu tür giderlerin istenmesi, kooperatifleşmenin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engellerdir. Bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin yapılacağını umut ediyor ve bir sonraki yazımız “sözleşmeli entegre hayvancılık” konulu yazıda buluşuncaya kadar sağlıcakla kalın.

[*] Fabrika; Üretimlik anlamında kullanılmıştır

Bu yazı toplam 11139 defa okunmuştur
MÜMKÜN OLAN İMKAN VE POTANSİYELLER-3
 // OBSERVER
Belki bölgenin henüz fakında olmadığımız daha başka kalkınma imkanlarıda mavcuttur. Ama bu mevcut imkanları değerlendirmek içinde şu şartlarında olması zorunludur:

- Yazarın değindiği kooperatifciliğe benzer örgütlenmeler.

- Devletin teşvik, bilgilendirme, eğitim, pazarlama ve yönlendirme gibi destekleri.

- Devletin bölgenin en verimli alanlarını askeri yasak bölge ilan etme ve bölge insanlarını dilenciliğe alıştırma politikasından vazgeçmesi lazım.

- Bölge insanın başkalarına özenip gayri meşru yollardan kısa yoldan zengin olma hevesinden vazgeçmesi. Bu yolun son durağı perişanlık ve pişmanlıktır. Azar azar ama helal kazanca ve alnının terine, bileğin gücüne aynen eskisi gibi güvenmesi ve kanaat getirmesi lazım....
10 Şubat 2010 Çarşamba 08:17
MÜMKÜN OLAN İMKAN VE POTANSİYELLER-2
 // OBSERVER
4- Bölge doğal arıcılığa çok müsaittir. Bu sektörün dünyadaki önemi ve talep potansiyeli hakkında bölge insanı henüz gerçeğin farkında değildir..Bölgenin iklimi ve coğrafik yapısı arıcılık sektöründe Hakkariyi dünya çapında ismini yayabilir. ama ne yazikki bu mevcut imkanın %10 bile kullanılmaktadır.

5-Bir başka potansiyel doğa turizmidir. Bölge dağcılık sporu açısında Avrupanın en güzel dağlarına sahip iki bölgeden biridir. Bunu Cilo dağlarına geçmişte defalarca Avrupalı dağcıları götüren bir turizm firmasının sahibi söylemişti bana. Ayrıca rafting sporu içinde çok güzel ırmaklar vardır.

6-Bölgenin ırmakları elektrik üretimi amaçlı baraj yapımına çok müsaittir ama henüz bu imkanda pek değerlendirilmemiştir....
10 Şubat 2010 Çarşamba 07:50
MÜMKÜN OLAN İMKAN VE POTANSİYELLER-1
 // OBSERVER
Sayın yazar batıda yaşayan ekonomist kökenl i bir Gever li olarak tamda ilgilendiğim bir konuya el atmışsınız....Tebrikler....

Bölgemizin kalkınması ile ilgili kendimce vardığım bazı hususları şöyle sıralayabilirim..

1-Bölge Madencilik alanında iyi bir potansiyele sahip ve henüz bakir durumda.

2-Bölge engellebi ve kış şartlarından dolayı tarıma pek uygun değil ama bölgenin kendine has tadı ve özelliği olan benzersiz yaz meyve ve sebzeleri mecvuttur. Üzüm, Kavun, domates vs. gibi. Bu alan çok daya iyi değerlendiirebilir aslında.

3-Hem yöre insanın ezeli tecrübesi hemde bölgenin yapısından dolayı bölge hayvancılığa uygundur. Ama bunun önündeki en büyük engel askeriyenin yasak bölge ve yayla kararıdır....
10 Şubat 2010 Çarşamba 07:29