

Vatandaşlara 'Açılım' sorusu
Haber: Zeki Dara, Erkan Çapraz- Kamera: Mahir Yıldız
Fotoğraflar: Ömer Oğuz
Hükümetin Kürt 'Açılımı'na yönelik önceki gün İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın yaptığı açıklamayı Yüksekovalı vatandaşlar hem umutla, hem iyi niyet göstergesi hem de samimi bulmadıklarını ifade ettiler.

İşte Yüksekova sokaklarında Yüksekova Haber mikrofonlarına konuşan vatandaşların görüşleri:
Şevket Savaşan: Akan kanın durması için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyoruz. Bu anlamda yapılan açılımı olumlu buluyorum.
H. Salih Işık: Yapılan açıklamanın ardından gelecek açılımların Kürt sorunu çözmesini ve akan kanı durdurmasını istiyoruz.
Sefer Çoğaç (Esnaf): Tek hayalimiz bu iki kardeş halkın insanca, kardeşçe yaşamsını istiyoruz. İnşallah bu açılımlar da daha önce yapılan konuşmalar gibi boşta kalmaz. Aydın kesimin bu açılımlar üzerinde iyice durmasını istiyoruz. Halkımız, Türk ve Kürt halkları duyarlı olmalı. Bitsin artık bu kanın durmasını istiyoruz. İnsanlık devam ediyorsa çatışma bitecektir.
Recep Güldal (Üniversiteli ayakkabı boyacısı): Açıklamaları ciddiyetle dinledim. Samimi bir yaklaşım istiyoruz. Herkes bir şey söylüyor ama önemli olan bu söylentilerin gerçeklikle bağlantılı olmasıdır. Samimiyet rotası çok az. Bir yandan Kürt sorunundan söz edilirken bir yandan da terör sorunu var deniliyor. Terör sorunu derken neyden kast ediliyor. Meclis'te Kürt sorunu konuşuluyor ama her gün bir yandan da Kuzey Irak'a bomba yağdırılıyor. Sağ gösterip sol vuran bir yaklaşım bence. Geçtiğimiz günlerde Abdullah Gül'ün de bir açıklaması olmuştu ancak Gül'ün konuşmasının ardından uçaklar yine Irak sınırına bomba yağdırmıştı.
İskender Macit (Emekli Bankacı): Yapılacak olan açılımlar bence çok düzgün ve doğru bir hareket olur. Yapılacak işler varsa zamanında yerinde yapılsın. Hem ülke menfaati için hem bölge halkı için çok iyi olur.
Orhan Çiftçi (Şoför): Kürt halkı bugüne kadar hep kandırılıyor. Kandırılmaya da devam ediliyor. Bu tür şeylere karnımız tok. Adımı samimi bulmuyorum. Samimi olsaydı şuan süren operasyonlar durdurulurdu.
Fahri Işık (Belediye Encümeni): Kamuoyunda uzun bir süreden beri var olan Kürt sorununun demokratik çözümüne yönelik söylentilerinin son örneği İçişleri Bakanı Atalay'ın dünkü açıklamasıydı. Kürt sorununun çözümüne yönelik toplumda ciddi bir beklenti vardı. Ancak sadece söylemden ibaret. Bugüne kadar bilinen sorunların tekrardan dile getirilmesiydi. Projesiz, programsız somut dayanağı olmayan söylemlerdi. Ancak elbette ki önemsenmesi gerekir. Bir iyi niyet göstergesiydi. Yine de ciddi şeyler söylendi. Eskiylen kıyaslandığında olumlu görmek gerekiyor. Çünkü düne kadar inkar edilen, varlığı hiçbir şekilde kabul edilmeyen Kürt gerçeği bir bütün olarak kabul edildi. Bu konuda ısrarla bu halkın hep söylediği bir şey var; bu savaşı başlatan bir hareket var, bir güç var, bir PKK gerçeği var, bir Öcalan gerçeği var. Bunun muhatap alınmas gerekiyor. Bu savaşın taraflarından birisi PKK ise Öcalan'sa, dolayısıyla önemsenmesi, dikkate alınması gerekiyor.
Kazi Öztunç (Ev hanımı): Yapılan açıklamayı Türkçem olmadığı için tam içeriğini bilmiyorum ama, bu kanın artık durmasını istiyoruz. Dilimizi, kimliğimizi ve özgürlüğümüzün verilmesini istiyoruz. Anladığım kadarıyla yapılan bu açıklamalarla akan kanın durma ihtimali biraz zayıf.













