

Sosyalist Kurdun Öyküsü
1978-1979 yılları küçük coğrafya parçası Şemdinli, unutulmuşluğunun aksine hep hareketli geçen tarihinin en sakin günlerini yaşıyordu. Gerdi aşiretinin yaşadığı bölgenin sınırı sayılan Benevok(Örencik) Köprüsü yakınında o zamanki kaymakam Landrover marka mavi Jeep\'i ve şoförüyle beraber bugün hala toz, toprak, çukur, göçük içinde olan yolda soluklanmak amacıyla durmuş etrafı seyretmektedirler.
Birden karşılarına gözleri kan çanağı, keskin dişlerinden salyalar akıtan maviye çalan tüyleriyle saldırmaya hazır bir kurt belirir. İlçenin en güçlü adamı beylik tapancasına sarılıp kurda bir iki el ateş eder ama kurşunlardan kurtulan kurt karşı saldırıya geçer.
Kaymakam ve şoför Jeep\'e sığınıp kurdun dişlerinden ve pençelerinden kurtulurlar. Kurt, üzerine atladığı jeepin kaportasına dişlerini geçirmeye çalışır. Gördükleri karşısında şaşkın durumda kalan şoför aracı çalıştırıp hareket ettirince kurt aracın üzerinden yere atlayıp köprüyü Benevok köyü yönüne doğru geçip ilçede türkülere konu olan macerasına doğru gözden kaybolur.
Kurdun bir gün içinde inanılmaz bir şekilde bölgeyi bir uçtan bir uça geçip insanlara yaşattığı korkuyu biraz espri katarak türkü haline getiren Dengbej Tayip Avcı sadece bu macerayı ölümsüzleştirmekle kalmamış söylediği dörtlüklerden dolayı bölgede istenmeyen adam ilan edilmiştir. Edilmiş edilmesine ama türküsünü bilmeyen de kalmamıştır.
Kurdun menşei hakkında yürütülen tartışmalar adres olarak Irak topraklarını, Irak topraklarının da Irak\'ın şu anki Cumhurbaşkanı o zamanki sosyalist Kürt parti başkanı Talabani\'nin bölgesini gösterdiği için Şair türküsünün ilk mısrasında kurda sosyalistliği yakıştırmıştır.
Öyle ya sosyalist bölgeden gelen kurt sosyalist olmalıydı.
Her neyse madem bu hikayeyi anlatmaya yeltendik öyleyse ilk dörtlüğü yazıp kurdun peşine düşelim.
Ev gurgê terorist O terörist kurt
Kerem (Şofêr) kir sosyalîst keremi etti sosyalist
Hevde, hejde, nozde, bîst on yedi on sekiz on dokuz yirmi
Qaymeqaymî di xwe de m
. kaymakam etti ç
Örencik köyüne doğru ilerleyen kurt yol üzerinde Şemdinli\'nin ormanlarını tahrip etmekle meşgul olan orman işçilerine bir merhaba demek ister, ellerinde odun motoruyla odun kesmekte olan işçiler, motorlarını kullanıp kurdun saldırısından yara almadan kurtulmayı başarırlar.
İşçilerin çadırından aynı hızla uzaklaşan kurt Benevok köyüne ulaşmış, Hacı Bahri Yılmaz\'ın evinin önünde kadınlara incik boncuk satmaya çalışan Siirtli ettarla (seyyar satıcı) göz göze gelmiştir. Eline geçirdiği bir tenekeyi kurda fırlatan ettar bir yandan da kendi şivesiyle ev gurge, ev gurge(Bu kurttur bu kurtur) diye bağırmaktadır.
Bağırmayla uyanan evin köpeği kurda saldırır, amansız kavgaya elinde bir sopayla müdahale eden evin sahibi Hacı Bahri Yılmaz kurdu kaçırtır, hızını alamayan hacı elindeki sopayla kaçmakta olan kurdun peşine düşer. Bir süre kurdu takip eden Bahri Yılmaz, evden epey uzaklaştıkları bir anda birden bire geri dönen kurdun saldırısına uğrar ve tersine takip başlar, köylülerin kış hazırlığı olan bir ot yığının(Déh) etrafında söylentiye göre dört kez dönerler.
Sonunda yorulup kurtla karşı karşıya kalan Hacı, ani bir kararla iki elini birleştirip saldırıya geçen kurdun ağzını sıkıştırır, amaç onu hareketsiz bırakmak hayati organlarını kurdun dişlerinden korumaktır. Mücadele sürerken bu kez Hacı\'nın imdadına ettar yetişir, ettarın taşlamaya başladığı kurt köyün dışına doğru kaçmaya başlar.
Evi köyden 400 metre uzakta bulunan Hacı Mehmet Kayran su kaynağının başında bulunan namaz taşında akşam namazını kılmaktadır. Köyden yükselen tüfek sesleri, bağrışmalar dikkatini dağıtır ama o namazına zarar gelmesin diye gösterdiği son bir gayretle namazını bitirir. Bitirir bitirmez de kurtla burun buruna gelir ve seslerin nedenini anlar.
Kurdu bağırıp çağırarak korkutacağını sanan Hacı Mehmet, kurdun ani saldırısıyla yanıldığını anlar. Kurt, dişlerini hacının karnına geçirmeye çalışınca hacı da ellerini kurdun boynuna geçirir. Yuvarlanmaya başlarlar. Hacı son bir gayretle kurdu yanlarındaki çalılığa sokmaya çalışır. Hacı\'nın ayakları çıplaktır, kurt hacıyı boş bulup bir anda sol eline dişlerini geçirir. Çalılığın arasına yuvarlanırlar orda nefessiz kalan kurt hacının sol el bileğinde dişlerinin izini bırakıp gözden kaybolur.
Bu olayla kurt Benevok mıntıkasındaki macerasına son verip Bésüsin mıntıkasına geçiş yapar. Kurdun bu geçişini bakın şair nasıl anlatmış;
Vay hewar set hewar Havar yüz havar
Gurgek hate mintiqa Bésûsin Bésüsin mıntıkasına bir kurt geldi
Gurgekî çendî har Bir kurt ki pek yaman
Heşt dirandin du birîndar Sekiz kişiyi parçaladı iki kişi yaralı
Cihabê bidin Mihemedê muxtar Haber verin muhtara aman aman
Mihemedo gazket canê (evin gelini) Muhtar seslenir; cané!
Seré te deme be xemé xemxané Başın düşsün küle küldanlığa
Destê xwe bıde çingilê himbanê Elini uzat erzak deposuna
Bîne deré bindanî (UN ARTIĞI) Çıkar un artıklarını
Bo zemxerê (erzak) zivistanê Kışlık erzak hazırlığına
Mercan(muhtarın hanımı) béjît ez ne mînim - Mercan derki; ben öleyim
Lavé min birine xestexanê Yiğitimi götürdüler hastahaneye
Gurg kete qereqolé Kurt düştü karakola
Got; ka hûn dene min diholé Dedi ki; hele siz verin bana bir davul
Ca ez Bésûsîniyan deme şolê Ki ben çalıştırayım Bésüsünlüleri
Olay yerinden 3 km uzakta olan Ortaklar(Bésüsin) Jandarma Karakolu\'na yönelen kurt söylentilere göre 5 dakika sonra karakola ulaşır.
On askerin görev yaptığı derme çatma karakol binasının dışarıda olan tuvaletinde o anda bulunan bir asker kurdun ulumasıyla irkilip karakol binasına doğru kaçmaya başlar. Kurt, askeri arkadan yakalamak üzeredir. Askerin kurt beni yedidiye bağırışlarını şaka sanan arkadaşları aldırış etmezler.
Kurt askerin kaba etlerine dişlerini geçirip ağız dolusu koparır, bu arada dışarı çıkan askerler bu manzara karşısında hep bir ağızdan bağırmaya başlarlar. Çığlıklardan korkan kurt karakoldan hızla ortaklar köyüne doğru kaçmaya başlar.
Bu arada evi karakola yakın olan 14 yaşındaki Nasır Demir adlı köylü karakoldan gelen sesleri merak edip yardım amacıyla karakola doğru hızla koşarken o da yol ortasında kurt ile burun buruna gelir. Nasırı yüzünden ve çeşitli yerlerinden feci şekilde yaralayan kurt onu sulama kanalının içine yuvarlayıp Nasır\'ın evine yönelir. Evin önünde ise Nasır\'ın 10-12 yaşlarındaki kız kardeşi oynamaktadır.
Kurt küçük kızın nazik vucuduna dişlerini geçirip onu kaçırmak ister. Küçük kız pencere demirlerine tutunup kurda karşı koymaya çalışır. Etraftan Tayyar adlı delikanlı yetişip kurdu taşlamaya başlar. Tayyip gene alır sözü
Gurgî girte çingilé kiçiké kurt tuttu küçük kızı kolundan
Kiçiké xwe hovête penceré kız tuttu pencere korkuluğundan
Teyar derket kerbé kine Teyyar çıktı aniden
Heta şét bereké veşîne Bir taş fırlattı tüm gücünden
Na milé gurgî şidîn e Vurdu kurdu ta belinden
Dibije berde bo me tırs çınîne Dedi korku bekleme benden
Tayyar\'ın taşladığı Kurt, kız coçuğunu bırakıp biraz ilerisinde ağlamakta olan 4 yaşındaki Ferman adlı çocuğa yönelir. Fermanı bacaklarından yakalayan kurt koşmaya devam eder. Etrafta müdahale edecek kimse yoktur. Tam o anda evin kedisi boyuna bakmadan kurdun yüzünün tam ortasına kahramanca bir saldırı düzenler. Bu beklenmedik saldırıyla sarsılan kurt, Fermanı yere bırakıp kedinin şerrinden arkasına bakmadan kaçmaya başlar. Bakalım türkü ne çığırmaktadır.
Ev car gurgé quteşîn e Bu kez mavi tüylü kurt
Her du mılan xwe deşîne Salınarak iki koldan
Fermané 4 salî meydanê dibîne 4 yaşındaki Fermanı gördü uzaktan
Teyar dibeje êdî ev şola me nîne Teyyar dedi ki; umut yok artık benden
Pişîka malé lez ke dé lezîne Evin kedisi acele et koş peşinden
Dulika kerbé radikîne Kızgın Kaldırır kuyruğunu
Ser pişta xwe danîne Ortasına beline
Çavın xunêda sor kiri Kan yürür gözleriyle
Nava çavın gurgı danine Vurur kendini kurt un yüzüne
Çavên gurgé tarîkiriye Dünyası kararır kurt un
Ev çar gurgı Kaçar ancak
Her çar péyan bazdan ji xwe re ditiye - El ayak birden
Bu kez başka bir evin kapısında, duvarın köşesinden etrafta olup biteni anlamaya çalışan 40 yaşlarındaki bir kadın arkadan kurdun saldırısına uğrar. Kadını kafasından ısıran kurt, hala takibinden kurtulamadığı Tayyar\'ın taşlarından rahat bulamayacağını anlayıp gözden kaybolur. Kurdun bu seferki durağı köyün camisidir.
Hava kararmaya başlamıştır evi camini yanında olan Eyşé adındaki 40 yaşındaki kadın elindeki fanosla köye doğru ilerlemektedir. Onun da maksadı olan biteni anlamaktır. Kadın tam caminin önünde kurdun fanus gibi parlayan kanlı gözleriyle karşılaşır. Çaresiz kadın kurdun dişlerinin arasına fonusunu yerleştirip camiye sığınır, dişlediği fanosu delik deşik eden kurt gazyağını da tattıktan sonra delik fanosu bu maceranın bir anısı olarak bırakıp yoluna devam eder.
Köy içindeki kanlı gezisine devam eden kurdun macerası yavaş yavaş sona doğru ilerlemekteyken vakit de epey geç olmuştur.
Aynı köyde oturan Necmettin\'in evinde kardeşleri Hamit, Murat, komşuları İsmail, Gafur akşam yemeklerini yemektedirler. Sofrada zamanın popüler yemeği Dovin ve bölgenin ayrılmaz mezesi soğan vardır. Evdekiler akşam yemeğini yiyedursunlar ev sahibi dışarıda olan biteni anlamak için kulaklarını kabartmış beklemektedir.
Kurt son saldırısını da aniden burada gerçekleştirir. Kurdun saldırısına hazırlıksız yakalanan Necmettin kendini yerde bulur. O anda evden dışarı çıkmakta olan Necmettin\'in 10 yaşındaki yeğeni amcasını kurdun altında görünce bir yandan bağırır bir yandan da kurdu tekmelemeye başlar. Kurt, dişlerini Necmettin\'in vücuduna geçirmeye çalışırken arkasındaki çocuğu da bir çifte darbesiyle evin bahçe çitinin arkasına fırlatır. Evde dovin yemekte olanlar Necmettin\'in imdadına yetişirler ve hep birden kurdun kanlı macerasına yine kanlı bir son verirler.
İsmail sofrada kaptığı bıçakla kurdun arka ayak damarlarını, ardından da boynunu keser. Bununla da yetinmeyen İsmail evden getirttiği av tüfeğiyle iki de domuz kurşununu kurdun mavi derisine sıkar.
Ertesi gün türkülere konu olacaklarından habersiz kurt ve kurbanlar köy hizmetlerine ait şoförlüğünü, sonradan Yüksekova Belediye Başkanlığını da yapacak olan Hetem İke\'nin yaptığı üstü açık bir kamyonla ilçe merkezine getirilirler.
Yapılan test sonrası kurdun kuduz olduğu anlaşılır, görevlendirilen özel bir sağlık ekibi bölgeye gönderilir ve tüm kurbanları 40 gün boyunca kuduz aşısı yapılır ya da yapılması istenir çünkü karınlarına yedikleri iğneleri kurdun dişlerinden farksız gören kurbanlar 18\'inci günden sonra iğne yaptırmazlar ve görevlilere de tüm aşılarını yaptırdıklarına dair imza verirler.
Emin Sarı / meminsari@gmail.com
Foto tasarım: Erkan Çapraz![]()













