

Şırnak'ta minibüs tarandı
Şırnak'ın Uludere İlçesi'nde Ortasu (Rûbozgê) Köyü'nden Ortabağ (Kiror) Köyü'ne giderken Şırnak-Hakkari Karayolu üzerinde Newala Şivişo mevkiinde "Dur ihtarına" uymadığı iddiasıyla taranarak sürücüsü Hecer Uslu'nun (22) öldürüldüğü "73 M 00 49" plakalı minibüse "Dur ihtarı" yapılmadan tarandığı belirtildi. Minibüsün, Ortabağ Jandarma Karakolu'ndan Özcan Akdemir emrindeki timle devriye görevine çıkan Hecer Uslu'nun amcaoğlu Osman Uslu, olayı şöyle anlattı: "Devriye görevinde iken askerler odun getirmek için koruculardan biri bizimle gelsin dediler. Askerlerle birlikte asfalta kadar indik. Grubun Komutanı Üsteğmen Özcan Akdemir'di. Cadde üzerinde bana arkada kalarak, ne ses çıkar ne de silah patlak diye emir verdiler. Ben de tamam dedim. Askerler yolun kenarında sıralanmıştı. Araba karşıdan geliyordu. Üsteğmen askerlere yere yatın dedi ve araca ateş ettiler. Dur ihtarı falan yapılmadı. Birden araca mermiler yağdı. Araç yanımıza gelmeden Hecer yaralandığı için durdu. Daha sonra araçtan dışarı çıkardılar" dedi.
'Oyalama olmasaydı yaşamını yitirmezdi'
Tarama sonucunda ağır yaralanan Uslu'yu hastaneye götüren Ramazan Arka ise, Ortabağ Köyü Karakolu'nun saat 21.00 sıralarında evini aradığını belirtti. Arka, şunları ifade etti: "Evdekiler önce operasyona çıkan üsteğmen araç istiyor dedi. Bana Newala Şivişo'ya gitmem gerektiğini söylediler. Olay yerine geldiğimde araba orda duruyordu. Yaralı da aracın önünde yerde yatıyordu. Çok kan kaybediyordu. Hemen hastaneye yetiştirelim dedim ama 'Kalsın doktorumuz gelip ilk müdahaleyi yapacak' dediler. On dakika kadar bekledik doktor gelmedi. Israr ettik yaralıyı arabaya atıp yola çıktık Işıkveren'e kadar gittik. Burda 'Doktor olay yerine gelmiş' dönün diye telefon geldi. Geri geldik doktor falan gelmemişti. Epey zaman geçti ve daha sonra tekrar yola koyulduk. Bu oyalama olmasaydı belki de yaşamını yitirmezdi."
'Oğlu askerler tarafından tehdit ediliyordu'
Daha sonra olayın çatışma gibi gösterilmek istendiğini belirten Arka, "Olay yerinde 2 askerin bacaklarından yaralandığına ilişkin açıklamalar yapıldı. Bu tamamıyla yalandır. Olayı çarpıtmaya dönüktür. Olay yerine geldiğimde yaralı askerler yoktu. Kimse öyle bir durumdan bahsetmiyordu. Daha sonra böyle bir söylendi çıkarıldı. Aracın dört bir yanına mermi yağmıştı" diye konuştu. Baba Salih Uslu ise, oğlunun daha önce askerler tarafından DTP konvoylarına katıldığı gerekçesiyle tehdit edildiği ve bir daha katılmaması yönünde uyarıldığını ifade etti. Oğlunun yeni askerden geldiğini dile getiren baba Uslu, oğlunun askerlik fotoğrafını göstererek, "Siz Allahtan korkmaz mısınız. Bunu niye yaptınız, bizimkiler evlat değimli?" diye feryat etti.
'Tüm Kürtler hedefte'
Olay yerine giden BDP Şırnak İl Başkanı Sekvan Aytu ve BDP Meclis üyeleri ise, görgü tanıklarıyla konuşarak olay yerinde incelemede bulundu. Olaya ilişkin bilgi veren İl Başkanı Aytu, minibüse 51 merminin isabet ettiğin tespit ettiklerini kaydetti. Aytu, "Cadde kenarında çok sayıda boş kovanın olması çok yakın mesafede ateş edildiğini gösteriyor.
Devlet Kürtlere karşı savaş açmıştır. İç hukuka göre hareket etmiyor. AKP Hükümeti'nin demokratik açılımı kelepçe oldu, belediye başkanlarının tutuklanması oldu, masum mazlum sivil insanların katledilmesi, infaz edilmesi oldu. Hedef topyekün Kürt halkıdır. Korucu olsun, esnaf olsun, köylü olsun, çocuk olsun, ana olsun fark etmiyor. Bu olayın arkasını bırakmayacağız. Ailenin mağduriyeti hepimizin mağduriyetidir" dedi./ DİHA



















