Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
29 Temmuz 2010 Perşembe 11:10

'Öcalan'la görüşeceğiz'

649 STK'nın çağrıcı sekretaryası: "arabuluculuk" için inisiyatif alan 649 sivil toplum örgütünün programında PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüşmenin de olduğunu belirtti.

SALİH YEŞİL - DİHA

Diyarbakır'da 649 sivil toplum örgütü temsilcilerini bir araya getirerek deklarasyon yayınlaması için Diyarbakır'daki sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu 5 kişilik çağrıcı sekretaryada bulunan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, TİHV Diyarbakır Şube Başkanı Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (DTSO) Galip Ensarioğlu, "arabuluculuk" için inisiyatif alan 649 sivil toplum örgütünün programında PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüşmenin de olduğunu belirtti.

Kürt sorununun silahsız çözümü için PKK ve orduya silahların karşılıklı olarak susturulması çağrısı yapan ve çözüm için "arabuluculuk" yapmak için inisiyatif alacaklarına dair 20 ilde bulunan 649 sivil toplum örgütü Diyarbakır'da 20 Temmuz'da bir deklarasyon yayınladı. Diyarbakır'daki sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu ve bölgedeki diğer sivil toplum örgütlerine çağrıda bulunmak için oluşturulan 5 kişilik sekretarya bulunan Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar ile TİHV Diyarbakır Şube Başkanı Sezgin Tanrıkulu ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Galip Ensarioğlu deklarasyonu ve 649 sivil toplum örgütünün nasıl bir inisiyatif alacağına dair DİHA'ya değerlendirmelerde bulundu.

Aktar: STK'lar görüşme ve diyalog zemini hazırlamayı üstlenecek

Hükümetin, muhalefet partilerin ve devletin diğer kurumlarının Kürt sorununda başlayan çatışmalarla birlikte "geleneksel güvenlik" politikalarına geri dönüş yapmasının bölgedeki sivil toplum örgütlerini harekete geçme nedeni olduğunu belirten Diyarbakır Barosu Başkanı Mehmet Emin Aktar, "Neden harekete geçtiler? Çünkü Kürt meselesi politik bir mesele. Meselenin çözümü de politik olacak elbette" dedi. Politik aktörlerin çözüm konusunda öneri üretmemesinin sivil toplum örgütlerini harekete geçirdiğini vurgulayan Aktar, sivil toplum örgütlerinin Kürt sorununun çözümünde yaşanan tıkanıklığı gidermek için kendi aralarında yaptıkları tartışmalar sonucu inisiyatif almaya karar verdiklerini belirtti. Kürt sorununun diyalog ve müzakere yolu ile çözülebileceğini kaydeden Aktar, sivil toplum örgütlerinin görüşme ve diyalogu kolaylaştırmak için inisiyatif aldığını vurgulayarak şunları söyledi:

"Görüşme ve diyalog kolaylaştırmak açısından bir inisiyatif almak mümkün. Bir arabuluculuk değil, ama hiç olmazsa bunun dışında taraflarla görüşerek bu süreçte çözümde rol alacak aktörlerle görüşerek doğrudan doğruya görüşerek onların görüş ve önerilerini kamuoyuna paylaşarak bu konuda bir 'Kolaylaştırıcılık görevi yapabilir miyiz?' diye bunu kendi aramızda tartıştık. Bunu tartıştıktan sonrada bölgenin sivil toplum örgütleri ve bu konuda inisiyatif alıp taraflarla görüşmeyi ve diyalog zeminin hazırlamayı beli ölçüde üstlenecekler."

'Öcalan'la görüşülecek'

Oluşturulan 5 kişilik çağrı sekretaryasının Kürt sorununun çözümü için ne tür somut adımlar atılabileceğine dair çalışma yapacağını ve yapacağı çalışmaları deklarasyonda imzası bulunan 649 sivil toplum örgütüne bildireceğini belirten Aktar, "Eğer bu gerçekleştirilirse bölge sivil toplum örgütlerine bunu ilettiğimizde gerek hükümet ve gerek muhalefet partileri ile toplumun diğer kesimleri ile ve gerekirse tabiî ki bu konuda bu süreçte rol alabilecek aktörlerden onun için de tabiî ki PKK Lideri Öcalan da dahil olmak üzere görüşmeyi bir takvim olarak kendi önüne koyacaktır" dedi.

'Somut adım atılması yönünde kararlıyız'

Bölgedeki baroların Bitlis'in Ahlat İlçesi'nde yaptığı toplantıya da değinen Aktar, şöyle konuştu: "Ahlat'ta yayınladığımız deklarasyonda bu konuda üzerimize düşeni yapmaya, gidilmesi gereken bir ada varsa gitmeye, tırmanması gereken bir dağ varsa o dağa tırmanmaya hazır olduğumuzu deklere etmiştik. Bunlardan da çok açık şekilde de anlaşıyor ki bu süreçte artık daha çok kanın akmaması öncelikle kanın durması ve silahlar sustuktan sonra diyalog ve müzakerenin başlaması için müdahil olmak, katkı sunmak somut adım atmak konusunda kararlı olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz."

Tanrıkulu: Aktif tutum alınacak

Daha önce de sivil toplum örgütlerinin benzer çağrılarının olduğunu, durum "tespiti" yapıldığını, ancak Diyarbakır'daki 649 örgütün açıklamasının, aktif tutum alma noktasında diğer benzer çağrılardan ayrıldığını söyleyen Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şube Başkanı Sezgin Tanrıkulu da, "Çözüm süreci nokrasında da ne gerekiyorsa onları yapacaklarını, görüşme, müzakere, taraflara gitme bu görüşleri toplumun değişik kesimlerine anlatma biçiminde kamuoyu oluşturma biçiminde aktif tutum alacaklar" şeklinde konuştu.

PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın çatışmaların durdurulması için önemli bir tutum sergilediğini ifade eden Tanrıkulu, "Zira biliniyor ki Öcalan çok açık bir şekilde çatışma durumunun sonlandırılması noktasında çok önemli bir tutum sergiledi. Yine geçtiğimiz günlerde de açıkladı. Dolayısıyla bu görüşlere ön yargısız bir şekilde yaklaşılması gerektiği vurgusu yapıldı. Bunun anlamı şudur: 'Eğer çatışmanın sonlanmasında inisiyatif ve rol sahibi kim olursa olsun buna ön yargısız bir biçimde yaklaşılmalı, düşünülmeli, görüşleri alınmalı' bu görüşler mutlaka doğru da olmayabilir benzer yaşanmış deneyimler vardır. Bu müzakerenin mutlaka kamuoyu önünde açık bir şekilde yürütülmesi gereği de yoktur" diye belirtti.

'İrade olursa müzakere yöntemi bulunur'

Devletin ve hükümetin müzakereleri başlatma noktasında eğer bir irade sergilerse uygun bir yöntem bulunabileceğine dikkat çeken Tanrıkulu, şunları söyledi: "Çeşitli aracılar vasıtasıyla sivil toplum örgütleri vasıtasıyla meşru seçilmiş milletvekilleri vasıtasıyla parlamento gurubu vasıtasıyla bu sürecin bir vesile ile başlatılması gerekmektedir. Yöntemi eğer irade olursa devlet de hükümet de bu yönde bir irade olursa bunun mutlaka bir yöntemi bulunur. Görüşmenin müzakerenin ve bu müzakerenin yürütme biçimi mutlaka budur. Ama bu güne kadar eksik olan devlette bu iradenin olmayışıdır. Devlet bu güne kadar bu süreci diyalogla uzlaşmayla yani gerçekten barış için bir adım atma konusunda aktif bir tutum almamıştır. Dolayısıyla aktif tutum alma konusunda iradesini bir biçimde veya taraflara ulaştırma biçiminde veya sivil toplum örgütlerinin açıkladığı bildirideki görüşlere 'Evet. Bu talepler yerine getirilebilecek sonuçta Kürtlerin özgür ve eşit bu cumhuriyetin yurttaşı olma noktasındaki taleplerdir' diyebilecek bir açıklama olsa buda bu beyanların dikkate aldığı anlamına gelir zaten. Ama bu güne kadar devlet hükümet bu konuda aktif görülen bir tutum içerisinde olmadı."

Ensarioğlu: Sonuç alınacağına inanıyorum

Şiddetin durdurulması konusunda kim katkı sunabilecekse görüleşeceğini söyleyerek isim vermeden PKK Lideri Abdullah Öcalan'la görüşülmesine yeşil ışık yakan Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Galip Ensarioğlu, "Bizim, sivil toplum kuruluşu olarak önyargımız veya herhangi bir rezervimiz yok. Yeter ki bu sorun çözülsün istiyoruz. Dünyadaki benzer olaylarda çözüm sürecine girdiğinde sivil toplum kuruluşları devreye girip önemli roller üstlenmişlerdir. Bundan da hareketle bizde sorumluluğumuzun vicdani sorumluluğumuzu yerine getirdiğimize inanıyoruz. Tabi ki sonuç alabileceğimize inanıyorum" diye konuştu.

Bu haber toplam 4521 defa okunmuştur

diyalog
 // sevda
umarım iyi sonuç elde edilir gençleri ölüme sürükleyen zihniyet değişir ayrıca habur diyenler hala bazı şeyleri kavramamışlar ona yanıyorum çocuklarının gelişlerine sevinen anne ve babalarına bu çok mu ve çocukları dağda olanlar için umut oldu ve askerde çocukları olanlar rahat nefes aldılar buna davul zurna çalınmazmı kardeşlik diyorsak kürt annesini sevincini paylaşmayan üzüntüsünü nasıl anlayacak vatanseverim diyenler araya girsin hangi konumda olursa olsun...
29 Temmuz 2010 Perşembe 22:58
amaç dyalogsa
 // stk neden yön değiştirdi
stk olsun bdp olsun tüm kanaat önderleri kendi başına hareket edemiyor.pkknın güdümünde olduğu için sürekli istekleri değişebiliyor.kürtler akılcı bir siyaset izlemek istiyorsa önce tam bağımsız bir partiye sahip olmalılar...
29 Temmuz 2010 Perşembe 14:39
karar merci
 // xalo
'negatif faktor' diye yazan şahıs....kiminle görüşsünler? pkk onda.... silah onda ...istersen gelip seninle görüşsünler 'pozitif faktör' olur.Burdada bir faktör daha var kimsenin senin arkanda gelmiyeceği.......
29 Temmuz 2010 Perşembe 14:38
 
ANKET
12 Eylül 2010'da yapılacak olan 'Anayasa Değişikliği Paketi' referandumunda tercihiniz ne olacak?