Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
08 Mayıs 2009 00:30

Garip bir rüya gördüm

Bir an emniyet teşkilatının eylem yaptığını(!) düşünsenize.Sloganları da şu olsa: "artık kirli oyunların oyuncağı olmayacağız." deseler...

Biraz ütopik olacak ama neden olmasın (!) tepkisinde bir düşünüş tarzı. Bir an emniyet teşkilatının eylem yaptığını (!) düşünsenize. Sloganları da şu olsa: Artık kirli oyunların oyuncağı olmayacağız. Gözaltında haksız yere insan dövmekten, öldürmekten bıktık, usandık deseler. İnsanları zorla evinden çıkarmak evlerini başına yıkmak ne kadar acı bir durum olduğunu, haksız yere cana kıymanın bedelini bir an için anlasalar…

 

Malum Türkiye'de hukuk, aslında hak adalet temelinden yoksun ve başka her türlü haksızlıkların yaptırım olarak uygulandığı bir noktaya gelmiş.

 

Hukuk bu anlamıyla varken, yargıç ise kamu otoritesine(!) sahip herkes oluyor. Yeri geldiğinde kâğıt üzerinde herkes yargıç kesilip bir başkasının ölüm fermanına imza atabiliyor. Başta askeriye olmak üzere bu misyonu aynı zamanda emniyet teşkilatı da üstlenmiş yıllardır. Sadece dur ihtarına uymadığı için, haksız yere öldürülen onlarca insan. Gözaltında öldüresiye dövülen ve öldürülen gençler ve demokratik tepkilerini meşru zeminde haykırmak için gösteri düzenleyen Kürt vatandaşlara uygulanan bilindik muameleler…

 

Özelde polisin vermediği güven, aynı zamanda yarattığı ve baltaladığı huzursuzluk ve korkunç korku kültürü…

 

Kimi zaman toplum iç dinamikleriyle buna tepki gösteriyor olsa da (bunun başında sivil toplum örgütleri ya da belli siyasi partiler) yeterli olup olmadığı apaçık ortadadır. Bir de iç tepkiyi en çok muhatap olan (polis) verse nasıl olur? Bunu da ayrıca derinlemesine düşünmek lazım.

 

Emniyet Teşkilatı da insanlardan oluşuyor ise ve toplumsal dinamiklerin bir parçası ise bu içsel tepkiyi kendisi de verebilir…

 

Ve soralım madem polis de bir insan o da sosyolojik bir varlıktır. Tanrının verdiği kutsal ruhu haksız yere almanın ne demek olduğunu o da bilir demek ki... Haneye tecavüzün nasıl bir tahribat olduğunu o da iyi anlıyordur.

 

Türkiye gibi bir yerde ne kadar etkili olur bilmiyorum ama ben bir insan olarak bu gidişe bir dur diyebilmek için bütün emniyet teşkilatını eyleme davet ediyorum.

 

Artık haksız yere insan dövmek ve öldürmek istemiyoruz.

 

Polis devleti yerine sosyal hukuk devleti.

 

Asıl çözüm, sorunun bir parçası olmak değil çözümün bir parçası olmaktır…

 

Kemal Özer

 

Bu haber toplam 3468 defa okunmuştur

al sana delil.
 // berkelmal
kimsenin kolu kırılmamışmış.bizim polis amca ispat istermiş.gülsem mi aglasam mı? bu ne aymazlıktır kardeşim.utanmadığın belli.hani sen yalandan hakkaride polis ailelerinin yaşantısı yazın diyordunya google a.biz bi b.o.k bulamadık orda.sende cüneyt ertuş yaz bakalım youtube a bak bakalım nasıl kırmışsınız cocugun kolunu....
07 Temmuz 2009 Salı 11:04
cevap
 // asyiş
hakkaride polis ailelerinin evi basıldı yazarsanız çıkar ayrıca bizler dipçikle kafaya vurma olayını asla desdeklemiyoruz ama kol kırma olayı olmamıştır eger olduysa lütfen ispatlayın saygılar...
09 Mayıs 2009 Cumartesi 07:20
hakkaride polis ailelerinin yaşantısı !!
 // sinan
asayiş nickli arkadaş her kimse atıp atıp ama bir türlü tutturmamış bişeyi ben hakkaride polis ailelerinin yaşantısı diye yazıyorum googleye bişey göremiyorum gidersin çocuğun kafasını 23 nisanda parçalarsın diğer arkadaşın senği tbr eder daha öncesinden 13 yaşındaki çocuğun kolunu kırarsın kendini izmire tayinin yollanır ödül olarak bumu insan hakkı vatandaş ile halk arasındaki tek fark halk cam kırar polis çok güzel kafa kırar kol kırar başka söze ne hacet...
08 Mayıs 2009 Cuma 19:55


 
ANKET
12 Eylül 2010'da yapılacak olan 'Anayasa Değişikliği Paketi' referandumunda tercihiniz ne olacak?