

Baydemir:Kavgayı durduralım
İl ve ilçe müftüleri, imam, vaiz gibi din görevlileri ile biraraya gelmek için Diyarbakır'da bulunan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu ve yönetim üyeleri, Vali Hüseyin Avni Mutlu ve İl Müftüsü Ali Melek ile birlikte Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'i makamında ziyaret etti. Bardakaoğlu, Diyarbakır'ın en çok sahabe ve peygamberi bağrında barındıran kadim bir şehir olduğunu söyleyerek, "Diyarbakır çok tarihi kültürel ilmi mirası içerisinde barındırıyor. Amidiler, haramiler gelmiş geçmiş buradan. İslamın o şanlı tarihindeki birçok ulema, evliya bu toprakların insanları. Biz Diyarbakır'ı hep bu güzelliklerle biliyoruz. Burada bizim hizmetlerimizi yerinde görmemiz ve daha ileriye götürmemiz gerekiyor" dedi. Bardakoğlu, "Hem toplumun önde gelen ilim, irfan, ehli şahıslarla buluşup düşüncelerimizi paylaşacağız. Onları dinleyeceğiz. Cumartesi günü din görevlilerimizle bir araya geleceğiz, onların taleplerini dinlemek, heyecanını görmek, taleplerini ihtiyaçlarını dinlemek, eksiklerimiz varsa birlikte gidermek için onları dinlemek birlikte yol almak için toplanacağız" dedi.
'Kardeşlik Kuran-ı Kerim'in hükmüdür'
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Baydemir ise, şöyle konuştu. "Hepimiz mutlaka günü geldiğinde Rabbimizin bize verdiği can emanetini mutlaka bir vesile ile iade edeceğiz. Yeryüzünde kainatın varoluşundan beri, bütün insanlarımızın arasında adaleti, barışı, kardeşliği, hoşgörüyü uzlaşıyı tesis etmek Kuran-ı Kerim'in hükmüdür. Bu emir, peygamber efendimizin de çeşitli hadislerinde bizlere verilmiştir. Bir insan yaşamını yitirdikten sonra, üç nedenle amel kapanmaz. Bunlardan bir tanesi hayırlı bir evlat yetiştirmek, inşallah hepimizin evlatları hayırlı olur. İkincisi insanlığın istifade edeceği bir ilmi eser bırakmak, bir diğeri de şükürler olsun ki Rabbim bize de nasip etmiş; insanların sürekli istifade edebileceği yol, köprü, park, bahçe gibi kalıcı eserleri inşa etmek veya inşasına katkıda bulunmak. Tam bu noktada belediyecilik, belediyelerimiz bu eserlerin ortaya çıkarılmasında büyük bir gayret içerisindeyiz."
'Kardeş kavgasında zaman kaybetmeyelim'
Baydemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Zamanın belli kesimlerinde inşallah bu acıları hep birlikte sonlandırmanın gayretinde başarılı oluruz. İnsanlar arasında barışı tesis ederiz, hakkaniyete, adalete uygun tutum almak, tavır almak, mutlaka küskünleri barıştırmak, kavga edenleri durdurmak ve barıştırmak inşallah bize, hepimize nasip olur ve herkesin katkısı ile bu süreçler gerçekleşir. Emin olun hele hele bu kavga kardeşler arasında bir kavga ise bir saniye daha yitirmememiz gerekir. Hatta bir saniye dahi yitirmenin vebali korkarım ki ağır olacaktır."
'Yoksulluk en büyük fesattır'
Yoksulluğun en büyük fitne fesatlardan bir tanesi olduğunu ifade Baydemir, çatışmalar ve ölümlerin yoksulluğu zeminini oluşturduğunu ifade etti. Yoksulluğu durdurmakla ekonomik ve sosyal kalkınmanın, ilmi kalkınmanın sağlanacağını ifade eden Baydemir, "İnşallah bütün bu süreçlerde toplum olarak Türkü ile Kürdü ile, diğer farklı mezhep ve inançlara mensup insanları olarak bu sınavı başarı ile veririz" dedi.
Baydemir'in bu sözleri üzerine Bardakoğlu, bir hadisten alıntı yaparak, "Diyor ki, hepiniz Ademdendisiniz ve hepiniz toprağa aitsiniz. İki kısa cümle bütün insanlığın kaderini ve mutluluk çizgisini oluşturuyor. Hepiniz Ademdensiniz, yani babanız Hazreti Adem, anneniz Hazreti Havva. Hepiniz insanlık kardeşisiniz, insan olarak birbirinizi sevmeyi öğrenin, en büyük zenginlik gönlünüzdeki insan sevgisidir. Hepiniz toprağa aitsiniz, bu dünya hayatını bir sınav olarak yaşayacak ve Allah'ın huzuruna bu sınavı ne kadar verip vermediğinizi denemek göstermek için çıkacaksınız. Onun için biraz mütevazi olunuz, biraz başınızı Rabbinizin kaderine takdirine eğik olarak yaşamanız gerekir" dedi.
'Sevgi yoksulluğu en büyük yoksulluktur'
Bardakoğlu, sevgi yoksunluğu, sevgi yoksulluğu ve bilgi yoksulluğunun en büyük yoksulluk olduğunu söyleyerek, "Tabii ekonomik yoksulluk da birçok sorunu getirir. Ama önce gönlümüzdeki sevgi yoksulluğunu bizim gidermemiz lazım. Ne çekiyorsak bu sevigisizlikten. İnsanı sevmek, tabiatı, rabimizi sevmek o sevgileri yitirdik. Barışta mesela. Diyanet olarak dünyaya, varoluşa bir hikmet penceresinden bakmaya alışıyoruz. Onu öğreniyoruz. Dünya ne çekiyorsa, gönül dünyasında, gönlünde kavgası olan insanlardan çekiyor" dedi.
Gönlünüzde barışı, sevgiyi, huzuru yakalayın
Bardakoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Diyanet olarak bütün günü birlik çalkantıların daha üstünde bir anlayışla insanlığa böyle bir davet yapıyoruz. Diyoruz ki ey insanlar, dinlerinizin, inançlarınızın, ırklarınızın, bölgelerinizin, kültürlerinizin, giyim kuşamlarınızın farklı olmasına hiç önem vermeyin. Siz insan olarak değerlisiniz. İnsan olarak gönlünüzde o barışı, sevgiyi, huzuru önce yakalayın. Dinimiz insana, insan olarak değer vermiş. Allah katında en değerlimiz Allah'tan en çok çekinenimizdir. Irkların, kültürlerin, bölgelerin, zenginliğin, fakirliğin insan katında anlamı var. Allah katında hiçbir anlamı yok. inşallah yarınlarımız bugünden güzel olur."
Ziyaret esnasında Bardakoğlu Baydemir'e "Kur'an Yolu-Türkçe Meal ve Tefsiri", "Yaşayan Dünya Dinleri" ile "Anadolu'da Türk İslam Sanatı" isimli eserleri hediye etti. Baydemir de, "Seyfuddin Âmudî Sempozyumu" ve "Dengbej Antolojisi" kitapları ile Yeni Yaşam Atölyesi'nde hazırlanan bir testi hediye etti. / DİHA













