Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
26 Şubat 2010 Cuma 01:57

Bakan'ın Perwer'le ilgili hayali

Kültür ve Turizm Bakanı Günay; Şıvan Perwer, Sezen Aksu ve Neşet Ertaş'ın birlikte türkü söylemesini hayal ediyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay bu yıl bir konserde Şıvan Perwer’le Türkiye’de buluşmayı umduklarını söyledi. “Henüz yüz yüze görüşmedik ama yakınlarımız aracılığıyla karşılıklı bir mesaj alışverişi var” diyen Bakan Günay şöyle devam etti: “Perwer’den gelişine dair olumlu işaret aldım. Danışmanım yurtdışına gitmişti, onun yakınlarıyla görüştü. Gördüğüm kadarıyla bir yüz yüze konuşma ihtiyacımız var. Avusturya’daki konserine gidemedim. Ama önümüzdeki ay, Mart’ın ilk yarısında Almanya’ya gideceğim. Orada kendisiyle temas imkânı arayacağım. Perwer, simgesel bir isim haline geldi. O da bunu istiyor. Bu buz dağlarını eritip, Türkiye’nin herkesin özgürce türkü söylediği bir ülke olduğunu hepimizin kanıtlaması lazım.

Şıvan Perwer, Sezen Aksu ya da Neşet Ertaş’la birlikte söylese, ne kadar hoş olabilir. Dünya ve Türkiye yüreğini açar, onları dinler. Düşünebiliyor musunuz, Şivan Perwer, Neşet Ertaş ve ortada Sezen Aksu ne kadar güzel olur. Öyle bir hayalim var.” Perwer’in provokasyondan çekiniyor olabileceğini söyleyen Günay, şöyle devam etti: “Çünkü Şivan Perwer’in gelmesi burada güzel bir konser yapması, çok olumlu etkiler bırakır ama bu olumlu etkiden rahatsız olan, bütün bu süreci baltalamaya çalışan çevreler de var” dedi.

“Güvenlik endişesiyle mi gelmiyor?” sorusuna Bakan Günay, “Muhtemeldir ki böyle bir sevimsizlikten, bir provokasyondan çekiniyor olabilir. Buna çok hak veririm, bu yüzden yardımcı olmak da bizim görevimiz zaten” diye karşılık verdi. Günay, “Perwer’i gelmeye nasıl ikna edeceksiniz?” sorusunu da gülerek şöyle yanıtladı: “Bakalım, ben de onun kadar güzel türkü söylediğimi iddia edeceğim, kışkırtacağım. Ama iyi duygular beslediğini biliyorum, gelmek konusunda istekli. Vatan hasretinin ciddi bir hastalık olduğu söyleniyor. Onun için sanıyorum o da artık gelmek isteyecektir.”

MADIMAK’A ANI EVİ

Günay, gerçekleştirilen Alevi çalıştaylarıyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Alevi çalıştaylarından çok iyimser bir tablo çıktı ortaya. Faruk Bey (Devlet Bakanı Faruk Çelik) arkadaşım çok sabırlı bir çalışma yürütüyor. Yedi toplantı yaptı, neredeyse yedi cümle söylemedi hep dinledi. Şimdi de somut adımları atmaya hazırlanıyor. Ortaya çıkan ön rapor bir hüküm bildirmiyor, sadece görüşleri harmanlamış. Ben Madımak Oteli’nin ‘anı evi’ne dönüştürülmesini teklif ettiğimde, ‘ibret alırsak, unutturmazsak tekrar etmez’ fikrinden yola çıkmıştım. Çalıştaylarda öne sürülen ‘Madımak’ın anı evi ya da anıtsal park yapılmasının gerginliği taze tutacağı’ fikrine katılmıyorum. Orada bir kebapçı vardı, bunun beni çok tiksindirdiğini söylemiştim. Bizim dönemimizde o çıkartıldı, artık arkası bu doğrultuda gelecek. Bir şey olmamış gibi davranmayacağız. Bir yanlışlık yapılmışsa ve bunu yüzümüze çarpar şekilde duvara yazmışsak bundan ancak o yanlışlığı yapanlar rahatsız olabilir. Ben bu yanlışın hiçbir yerinde yoksam bundan neden rahatsız olayım?”

‘HER DARBEYE BİR MÜZE YAPILABİLİR’

Kültür Bakanı, “Yassıada’ya bir demokrasi müzesi yapma konusunda fikir geliştirmek için baharda araziyi görmeye gideceğim” diyerek, her darbeye bir müze yapılabileceğini söyledi. Günay, “Türkiye demokrasi tarihi için çok ibret verici ve öğretici bir yer orası. Türkiye’nin çoğulcu demokrasisini kesintiye uğratan ve onulmaz acılar yaratan bir tarih var orada. Hem bir Kültür Kongre Merkezi hem de Demokrasi Müzesi aynı anda düşünülebilir. Ama tabii Türkiye’de Demokrasi Müzesi yapacak çok yer var, ne yapacağız bilemiyorum. 1960 darbesi için Yassıada, 1970 darbesi için Ziverbey Köşkü, 1980 darbesi için şimdi Ankara’da Özel Harp’in bulunduğu eski İstihbarat  Okulu ya da Demirel’le Ecevit’in gittiği Hamzakoy. 28 Şubat biraz basında oldu, o yüzden basına ibret müzesi yapmak lazım. 28 Şubat’ta neler yayınlandığını bir duvara asmak gerekir. Çünkü fırtına geçince birdenbire herkes demokrat kesilebiliyor” dedi.

Şıvan Perwer: Açılım süreci tamamlanınca ben de gelmek istiyorum

Geçtiğimiz haftalarda Piyanist Fazıl Say’ın, Paris’in Champs-Elysees Salonu’nda verdiği konseri izlemeye gelen Şivan Perwer, “Ne zaman Türkiye’ye döneceksiniz?” sorusunu şöyle yanıtlamıştı: “Artık dönmek istiyorum. Açılım sürecini ilgiyle ve sevinerek izliyorum. Hükümeti de bu konuda tebrik ediyorum. Bu süreç tamamlanınca gelmeyi düşünüyorum. Beni davet eden Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın tutumuna teşekkür ediyorum, kendisini seviyorum” diye yanıt vermişti. Perwer, 14 Ağustos 2009’da Fırat Haber Ajansı’na verdiği bir röportajda ise, “Ertuğrul Günay, birçok kez görüşmek istedi. Ancak bir türlü görüşme gerçekleşmedi. Aldığımız duyumlara göre, Recep Tayyip Erdoğan da, dönmemi çok istiyormuş. Ancak ben gidersem kendi öz irademle gitmek istiyorum. Ne devletin ne de herhangi bir kesimin çağrısı ya da etkisi altında gitmek istemiyorum. Siyasi bir malzeme olmam. 34 yıldır sürgündeyim. Ve Şivan Perwer, olarak gitmek istiyorum” demişti.

Bu haber toplam 826 defa okunmuştur

şaşkınım
 // metin
Şaşkınım,çünkü şıwan AKP´nin açılım tereninisine inanmış.Evet aydınlarımız da böyle kandırmaca ve içi boş açılımlara inanıyorsa,sade vatandaş ne yapmaz.şıvan adına şaşkın ve üzgünüm....
26 Şubat 2010 Cuma 20:33
gerçekler bunlar;
 // Emin
AKP Şivan Perwer gibi bir Dünya sanatçısını kendi siyasi çıkarılarına alet etmeye çalışmaktan vazgeçsin.Şivan Perwer kendini ve kimliğini bilen bir sanatçıdır. Sayın Bakan bunları hayal edeceğine hükümetlerinin ülkeyi sürüklediği kaos ortamını bir görsün ve Kürt çocuklarına, siyasetçilerine özgürlük getirmeye çalışsın. İzmir'de Türkçe bilmediği için hastasını muane etmeyen doktor görevden ihraç edilmelidir.Görevden men edilmelidir....
26 Şubat 2010 Cuma 11:21


 
ANKET
12 Eylül 2010'da yapılacak olan 'Anayasa Değişikliği Paketi' referandumunda tercihiniz ne olacak?