

Ağlattıkları için de ağlar mı?
Partisinin grup toplantısında 12 Eylül askeri darbesi döneminde asılan Necdet Adalı, Erdal Eren ve Mustafa Pehivanoğlu'nun son mektuplarını okuyarak ağlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olduğu dönem içerisinde, 29 bin 511'i polis olmak üzere 34 bin 931 kolluk kuvveti hakkında işkence nedeniyle şikayette bulunulurken, Engin Ceber işkence sonucu hayatını kaybetti. Başbakan Erdoğan'ın iktidarı döneminde Şerzan Kurt, Emrah Gezer gibi birçok genç ise polis kurşunuyla öldürüldü.
12 Eylül günü yapılacak olan Anayasa referandumu için çalışmalarını sürdüren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ajite haline getirmediği ve duygu sömürüsü yapmadığı konu kalmadı gibi. Son olarak partisinin grup toplantısında 12 Eylül döneminde cezaevlerinde yapılan işkenceleri ve idam edilen gençleri anan Erdoğan'ın, duygulu anlar yaşayarak gözyaşı dökmesi akıllara Başbakan Erdoğan'ın iktidar olduğu dönem içerisinde ağlatılanları getirdi. Kendi iktidarı döneminde polis kurşunları ve işkence ile yapılan ölümleri görmezden gelen Erdoğan'ın, 12 Eylül'ün acılarını kapatmaya çalışması ise dikkat çekti. Adalet Bakanlığı'nın verilen soru önergelerine verdiği yanıtlarda yer alan istatistiklere baktığımızda, 2003-2009 yılları arasında işkence suçları ve bu suçları düzenleyen maddeleri ihlal etme suçlamasıyla 29 bin 511'i polis olmak üzere 34 bin 922 kolluk kuvveti hakkında suç duyurusunda bulunuldu. AKP'nin TMK'da yaptığı değişikliklerle birlikte 18 yaşından küçük çocukların da gözaltına alınıp tutuklanması sonrasında çocuk mağdurlarda işkence gerekçesiyle şikayetlerde bulundu. Hem fiziki şiddet hem de cinsel şiddet gerekçesiyle işkence şikayetinde bulunan çocukların sayısı 2006-2009 yılları arasında 605 olarak hesaplandı. Savcılar, kendilerine yapılan başvuruların çok büyük bölümü için takipsizlik kararı verdi.
Ağlayan Başbakan döneminde 23 bin 539 kişi işkence mağduru
Buna göre, Ceza Mahkemeleri'ne 2003 yılından sonra intikal eden işkence davasının sayısı ise 4 bin 508 olarak hesaplandı. 10 bin 589'u polis olmak üzere 13 bin 732 kolluk kuvveti hakkında açılan 4 bin 508 davadan 4 bin 430'u sonuçlandırıldı. 11 bin 718 sanık hakkında sonuçlanan davalarda 7 bin 548 sanık beraat ettirildi. Hapis cezası dahil hürriyeti bağlayıcı cezalara çarptırılan sanıkların sayısı ise, 484 kişi oldu. Bu tarihler arasında işkence yaptığı gerekçesiyle 569 sanık için para cezasına çarptırılırken, verilen çeşitli mahkumiyet kararları paraya, tedbire çevrilen yada ertelenen sanık sayısı ise 620 oldu. 2003 yılı ile 2009 yılları arasında işkence mağdurlarının sayısı ise 23 bin 539 oldu.
Polis kurşunu ile öldürülenler
TİHV'in verilere göre, Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu (PSVK)'de değişiklik yapılmadan önceki tarih olan 2007'de faili meçhul cinayet sayısı 2 iken, değişiklikten sonraki 2008'de bu sayı 30, 2009'da ise 18 oldu. Yine yasa değişikliği yapılmadan önce yargısız infaz, "dur ihtarı", "rasgele ateş açma" sonucunda 2007'de 24 kişi öldürülürken, bu sayı 2008'de 37'ye, 2009'da da 48'e çıktı. Gözaltında ya da cezaevinde ölüm vakaları da, 2007'de 10 iken; 2008 yılında 39'u cezaevinde 8'i de gözaltında olmak üzere toplam 47'ye, 2009'da da 33'ü cezaevinde, 6'sı gözaltında olmak üzere toplam 39'a çıktı. Böylece PSVK'deki değişiklikle birlikte son 3 yılda 50 faili meçhul cinayet, 109 yargısız infaz, 96 cezaevinde ölüm olayı gerçekleşti. Polisin, "dur" ihtarına uymadığı veya işkenceyle 3 yılda öldürdüğü kişi sayısı 82 kişiyi geçerken, mağdur olan ailelerin hak ve adalet arayışları ise sürüyor.
Kurt, Tursun ve Gezer'in aileleri adalet bekliyor
25 Kasım 2007'de polisin 'dur' ihtarına uymadığı gerekçesiyle açılan ateş sonucu ağır yaralanan Baran Tursun, kaldırıldığı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 5 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 30 Kasım'da yaşamını yitirmişti. Açılan davada, mahkeme sanık polis Oral Emre Atar'a, "taksirle adam öldürmekten" alt sınırdan 2 yıl 1 ay hapis cezası verirken, davada "delilleri kararttıkları" gerekçesiyle yargılanan 10 polis hakkında ise beraat kararı verildi. Yine İzmir'in Bayraklı İlçesi Gümüşpala Polis Merkezi'nde intihar ettiği iddia edilen Abdurrahman Sözen olayında savcılık takipsizlik vermişti. Karşıyaka'nın Güzeltepe Semti'nde 2003 yılında statta maç izlerken polislerin açtığı ateş sonucu ömür boyu felç kalarak, tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Selami Atalay adlı genç de adalet peşinde.
Muğla'da 11 Mayıs'ı 12 Mayıs'a bağlayan gecede ülkücüler, taş ve sopalarla Kürt öğrencilere saldırdı. Saldırıda polis de çevik kuvvet desteğiyle biber gazlı ve silahlı bir şekilde Kürt öğrencilere müdahale etti. Yaşanan olayın ardından ise Muğla Üniversitesi öğrencisi Şerzan Kurt, polis kurşunuyla yaralandı ve 22 Mayıs günü tedavi gördüğü Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde kurtarılamayarak, yaşamını yitirdi. Savcı hazırladığı iddianamede Şerzan Kurt'un polis kurşunuyla öldürüldüğünü doğrularken, Muğla Valisi olay sonrası yaptığı açıklamalarda, polis kurşununu kabul etmemişti. 27 Aralık 2010 günü arkadaşlarının doğum gününü kutladığı barda Kürtçe şarkı söylediği için Emrah Gezer, isimli genç Özel Harekat Polisi Serkan Akbulut tarafından vurularak öldürüldü.
Festus Okey, Ceylan Önkol, Aydın Erdem
Festus Okey, 20 Ağustos 2007'de Beyoğlu Polis Merkezi'nde gözaltında olduğu sırada polis Yıldız'ın silahından çıkan kurşunla öldü. Davanın en önemli kanıtlarından, Okey'in vurulduğu sırada üzerinde olan gömleğin kaybolmasıyla ilgili, mahkeme 13 Mayıs 2008'deki duruşmada takipsizlik kararı verdi. Okey'i vuran silahın aylardır polis Yıldız'da olduğu, mahkemenin Yıldız'dan silahı teslim etmesini istediği 11 Eylül 2008'deki duruşmada ortaya çıktı. 28 Eylül 2009 günü Diyarbakır'ın Lice ilçesinde koyunlarını otlatırken Ceylan Önkol göğsüne isabet eden havan topu mermisi ile hayatını kaybetti. 6 Aralık 2009 günü Diyarbakır'da DTP'nin kapatılmasını protesto eden insanların üzerine ateş edilmesi sonucu 23 yaşındaki Aydın Erdem polis tarafından öldürüldü. Kameralar önünde işlenen cinayete rağmen savcı daha sonra Aydın Erdem'in PKK tarafından öldürüldüğünü iddia ederek polisleri aklamaya çalıştı. .
Engin Ceber unutulmadı
AKP'nin iktidarı devralmasından bu yana geçen 8 yılda, 290 kişi gözaltında öldü. Sadece son 10 ay içinde, 2008'de gözaltında ölenlerin sayısı ise 29'dur. Engin Ceber 28 Eylül günü polisler tarafından gözaltına alındı, Polis sorgusunun ardından Metris Cezaevi'ne konulan Ceber, karakol ve cezaevinde gördüğü işkence sonucu beyin kanaması geçirerek, 7 Ekim 2008 tarihinde kaldırıldığı Şişli Etfal hastanesinde hayatını kaybetti. Karakolda hayatını kaybedenlerin bazılarını isimleri ve olayları ise şöyle:
18 aylık bebek gaz bombasıyla öldürüldü
Resul Gür, 30 Haziran günü İstanbul Güneşli'de gözaltına alındıktan sonra Başakşehir Polis Karakolu'na götürülmesinden sonra "Yüksek bir yerden düşerek intihar etti" denilerek ailesine cenazesi teslim edildi. Şınak'ın Cizre İlçesi'nde 9 Ekim günü PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılması nedeniyle Cizre'de düzenlenen gösterilere müdahale eden polisin orantısız şekilde her yere attığı gaz bombalarını bir tanesi annesinin kucağında süt emmekte olan 18 aylık Mehmet Oytun'un kafasına isabet etti. Hastanede yoğun bakıma kaldırılan Oytun, 9 gün verdiği yaşam mücadelesinden geçemedi ve hayatını kaybetti.
*Metin Yüksel, Zonguldak Polis Karakolu'ndaki işlemleri yürütülürken, saat 17.00 sıralarında nezarethanenin penceresinden atıldı. Karakoldaki diğer polislerin yardımıyla Yüksel'in cesedi karga tulumba içeriye alındı. Polisler, "Metin, nezaret penceresinden atladı, güvenlik kameralarının çalışıp çalışmadığını bilmemekteyiz" dediler. Yüksel cinayetinde de emniyetin güvenlik kamerası çalışmıyordu.
*Osman Aslı, İstanbul Avcılar Firuzköy Karakolu'nda ayakkabı bağcıklarıyla asılmış halde bulundu. Polisler, "Osman karakolda bot ipiyle kendisini asmış, nasıl oldu bilmiyoruz, güvenlik kameraları kayıt yapmamış, haberimiz yok" dediler.
*Kocaeli Darıca'da gözaltına alınan 23 yaşındaki Ahmet Cömert'in, polis merkezinin nezarethanesinde kendisini asarak yaşamına son verdiği söylendi. Baba Durmuş Cömert, oğlunun intihar edecek biri olmadığını söyledi. Polisler, "Bizim Ahmet Cömert'in intiharıyla ilgimiz yoktur, güvenlik kameraları her zaman çalışıyordu, o gün neden çalışmadığını bilmiyoruz" dediler.
*Şırnak'ın İdil ilçesinde polisler tarafından götürüldüğü karakolda yaşamını yitiren 52 yaşındaki Resul İlçin'in yapılan otopsisinde, kafasında ve vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri olduğu ortaya çıktı. Şırnak Valiliği ise, İlçin'in kendiliğinden yere düşerek öldüğünü iddia etti. Valilik, "Resul sandalyeden düşerken güvenlik kameraları kayıt yapmıyormuş, kayıt yapılmış olsaydı zaten gösterecekti" açıklaması yaptı.
*Ahmet Akbaş, İstanbul'un Esenler Polis Karakolu'nda nezarette ölü bulundu. Emniyetin güvenlik kamerasının çalışmadığı iddia edildi.
*Abbas İnan'ın, Çanakkale'de Aralık 2008 gecesi Anafartalar Polis Merkezi'nin nezarethanesinde, battaniyeden kopardığı parçayla kendini asarak intihar ettiği söylendi. Emniyet, intihar ederken güvenlik kameralarının neden çalışmadığı konusuna açıklık getiremiyor.
*3 Temmuz 2008'de gözaltına alınan 34 yaşındaki Erdal Koloğlu, polisin cop darbelerinin ardından öldü. Maktulün kardeşi, güvenlik kameralarının görüntülerinin hemen silindiğini iddia etti.
*Polonya uyruklu Dariusz Witek'in sınır dışı edilmek için 3 gün bekletildiği Kumkapı Yabancılar Şube Müdürlüğü Misafirhanesi'nde, 18 Eylül 2008'de intihar ettiği açıklandı. Yetkililer, "Zaten bu kameralar sık sık arıza yapıyormuş, onun için kayıt işlemi olmamış" dediler.
*Erhan Turan'in, Şişli Polis Merkezi'nde 26 Mart 2010'da gözaltında bulunduğu sırada 7. kattan atlayarak intihar ettiği söylendi. Görgü tanıkları, "Camdan 'İmdat' diye bağırıyordu. Yanında 3-4 kişi vardı" iddiasında bulundular. Güvenlik kameralarının arızalı olduğu belirtildi, ancak emniyet konu hakkında açıklama yapmadı.
Erdoğan'ın başbakanlığı döneminde ağlatılanlardan sadece bir kısmının yansıyan gerçekliği bu şekilde. / DİHA













